HÜZNÜMÜ, UMUTLARIMI, KAHKALARIMI HİSSETMEYE HAZIR MISIN? GİZLİ BAHÇEMDESİN...

Pazartesi, Ekim 03, 2005

Nehir, ben ve düş...

Bugün kendimle barışım.Karşıma oturdum ve bugün seninle çok eğleneceğiz dedim.Bugün mavi, bugün beyaz, bugün pembe…Oturdum, gözüme baktım uzun uzun…Feri mi kaçmış ne? Sakın dedim, sakın öyle bakma!Hadi kalk giy eşofmanlarını! Giydim huzur beyazımı.Bir beyaz t-shirt ve bir beyaz eşofman.Altına da spor ayakkabılar. Yanıma bir beni aldım, biraz neşe, azıcık huzur koydum çantama, güneş gülüşümü de kaptığım gibi yürümeye başladım. Lois Armstrong kulağımda neşeyle şakıyor! Yürüyorum.Güneş yanımda, güneş önümde, güneş yukarıda şaşkınca kendine başkaldıran beni, bir de beni izliyor.Güneşle dost, belimde ıslaklık yürüyorum.İşte şimdi oldu diyorum içimden.Gülümsüyorum içimdeki kirli ben aktıkça belimden. Çantadan buzluktan çıkarıp çantama koyduğum suyu çıkarıyorum.Yüzümü yıkıyorum yola devam ederken. Hedefim belli.Nehir kenarına varıyorum, çimlere uzanıyorum ilk önce. Gözümü açıyorum.Güneş gidiyorum artık derken saate bakıyorum.Doğruluyorum.Kaç gündüz dışarı çıkmadığımı o zaman anlıyorum. Güneş gözlüğüm ne zaman kırılmıştı hatırlamıyorum. Yanımda gelen ben boş ver diyor. Çantamdan çıkarıyorum kağıdımı.Nehri anlatıyorum.Kenarında oturmuş ayaklarım suda.Asma köprüye çıkıyorum.Aşağıya sarkıp suyun dibini izliyorum.Aklımda sen ve sorular var.Neden, nasıllar…Uzaklara bakıyorum.Yine sessizce beni izliyorsun.Ellerin ceplerinde, başında bir şapka bana bakıyorsun.Gözümle soruyorum, sorularımın cevabını alamıyorum.Yine sessizce beni izliyorsun.El sallamadan sessizce gidişini izliyorum.Sonra yanımda beliriyorsun.Suyun derinlerini birlikte sessizce izliyoruz. Ne kadar süre bilmiyorum…Sonra dönüp birbirimize bakıyoruz.Suskunsun.Sesin yok.Gözlerim doluyor.Yarı kızgın yarı üzgün bakıyorsun.Ve ben elimi uzattığımda yok oluyorsun. Yorulduğumu hissediyorum.Gözümü açıyorum, ayaklarım suda, ben çimlere uzanmış…Kalkıyorum.Düş…Yoksun, belki hiç olmadın, belki de olmamalıydın. Ayaklarımı sudan çıkarıyorum ve kurumasını bekliyorum. Çantamdan sigaramı çıkarıyorum.Son 2 gün…Bırakmama 2 gün kaldı. Kararlarımı düşünüyorum.Beni yıpratanları bırakacağıma söz vermişliğimi…Bir nefes çekiyorum öyle derin, öyle içten.Gülümsüyorum…Beni yıpratanların, bana aslında ne büyük haz verdiğini , işte bu hazdan inatla vazgeçemeyişlerimden dolayı yıprandığımı, aslında kendimi sadece benim yıpratabileceğimi anlıyorum.Senden sonra kendimi sorgulayışıma gülümsüyorum.Derin bir nefes daha…Hayal kalmanı istiyorum o an.Elimi uzattığımda kaçışlarını düşünüyorum.Bir ben var, bir de ben yanı başımda.Ayağa kalkıyorum.Spor ayakkabılarımı elime alıp, toprağın tadını çıkarıyorum.Asma köprüye geliyorum ve sıçrıyorum haylazca. Bu vazgeçemediğim bir alışkanlık olmuştu.Köprü hafifçe sallanıyor. Etrafımda insanlar şehri yaşayan bana şaşkınlık, imrenme, ayıplama karışımı bakıyorlar. Yüzümde bir gülümseme…Eğiliyorum diplere bakarken düşümdeki gibi yanıma gelmeni bekliyorum. Gelmemen beni şaşırtmıyor. Bici bici yiyorum dilimin pespembe olacağını bilerek.Üzerime bembeyaz t-shirt’üme damlıyor.Haylazım bugün…Gitme vakti geldiğinde köprünün ışıkları nehri aydınlatıyor. Ormanlık alan daha karanlık.Ayaklarımı temizleyip, spor ayakkabılarımı giyiyorum. Yüzümde bir gülümseme var.Nedenim yok.İstediğim için gülümsüyorum. Yağmur da yağsa, fırtına da kopsa biliyorum ki enin de sonun da güneş doğar. İçimdeki tüm hırslara, üzüntülere öğretiyorum zamanla bunu.Biliyorlar ki kısa ömürlüler.Güneş doğacak…Eve geldiğimde banyoya gidiyorum hemen.Duşta, suyun altında kaç dakika duruyorum bilmiyorum.Sular vücudumdan akarken izliyorum küvetin deliğinden gidişlerini hüzünlerimin.Çıkıyorum, aynada ıslak saçlarıma bakıyorum.Yere düşen duru damlalara…Ve sonra yüzüme takılıyor bakışlarım.Tertemiz, güneş gibi artık. Gözümde ferler ışıl ışıl! Huzur yanağımda al al olmuş…Dudaklarımda neşeli bir kıvrım haylazlaşıyor ve dişlerimi görüyorum.Göz kırpıp şimdi geliyorum diyorum uykuya…Gözlerimi kaparken, rüzgar, uçuşan perderler, yüzümde bir gülümseme…Biliyorum, yarın güneş doğacak.Ve biliyorum…yarın çok güzel olacak!

Aygün
01/08/2005 00:25

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home