BİLİP DE, BİLMEDİKLERİN...

İçinden geçenler… Bilip de, bilmediklerin… Duymamak için çabaların. Sormayışın bana. Ve bildiğini bilmenin eziciliği. Kaç konu başlığı istersin söyle! Sessizce, iz bırakan yanağımda, akan minik su damlasını göstermeden, nasıl kaçarım senden söyle! İçinden geçenler… Geçenleri bilmenin eziciliği kahreden! Bir adım öndesin. 1-0 önde… her gelişinde hafifleyişim, kanatlanıp uçuşum. Ve bunu bahanelerle, yaftalarla geçiştirmem. Her gelmeyişinde, sessizce dinlemem kendimi. Ve her gidişinde, her ayrılışta, içimden geçen gri duman… Sen hiç buz gibi bir kış günü, karların arasında, kardelen gördün mü? Kışın ortasında, baharı yaşadın mı? Hiç ölüme yaklaşırken, yaşamın cennete dönüştü mü? Mümkün mü, beni anlaman, yaşaman? Na mümkün… Ben sana objektif yaklaşamam artık melek… Ben sana tarafsız yaklaşamam… Merak etme. Hiç söylemeyeceğim, dillendirmeyeceğim. Yüklüyüm, ağırım sadece… Kamburum sert anlayacağın. Saçlarım uzuyor, ve tırnaklarım da… Saçlarım dingin, hanım efendi. Bacaklarımda etekler. Dizginlerim hala elimde bak! Ve bildiğini bilmenin eziciliği… İyiyim merak etme. Her şey olması gerektiği gibi melek!
Aygün 05.01.2008 00.20


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home