HÜZNÜMÜ, UMUTLARIMI, KAHKALARIMI HİSSETMEYE HAZIR MISIN? GİZLİ BAHÇEMDESİN...

Pazartesi, Ekim 03, 2005

Ardımı hiç unutmadım...

Eski radyolar Kıbrıs radyosunu çekerdi hatırlıyor musun bilmem....Ben sadece o eski radyoya bakardım...sarı kutuya...Bir de kuzenimin şeytan frekans gönderiyor dediği cızırtıları ayarlardım...Babaannem o tiz ve yavaş sesiyle Türk sanat müziğini yorumlardım...Nedendir bilmem o titrek sesi beni hep duygulandırırdı....hala o ses kulağımda...Eski evimiz tahta zeminliydi...Alt evde talaş vardı ve karanlıktı...Rüyalarımda hep orda adam öldürüldüğünü görür korkardım...Alt evin ışığı yukarıdaki priz vasıtasıyla yanardı...ve ben o prizi elime alıp aman petrolü linç ederdim kıvırarak....Bir avlumuz vardı, toprak taşlaşmıştı bir de bisiklet var hayal meyal...Lastikleri nedendir bilmem yoktu.Sorun olmuyordu çünkü lastiksizde sürülebiliyordum.İzini izleyip mutlu olabiliyordum...Hatırlarım lavabomuz avluda idi ve ben akşamları hep annem vasıtası ile giderdim oraya.Bir kova bir de tas vardı...Ben işim bittiği halde bitmediğini söylerdim çünkü tası ters çevirdiğimde baloncuklar çıkardı...Bahçede nar ağacı, hurma, limon ağaçları ve sirke küpleri vardı.Babam o sirke küplerinde turşumuzu kuracağını söylerdi.Evimiz bir ara sokakta amerikan kolejinin karşısındaydı.Hep o okulda geçerdi günüm.Bekçi amcalar sevimli bulurdu bizi.Sonra ne zaman uçak geçse el salladığımızda eti puf düşerdi kucağımıza...Amcam atardı...Daha doğrusu attırdığını annem vasıtası ile öğrendim.Ama yıllarca eti puf yedim ben...içi sevgi ve umut dolu, hayal dolu, huzur dolu...ve hüzünlerimi kabarcıklara sığdırdım...mutluluklarım hep nar rengi, limon kokulu oldu...arkama hep dönüp baktım bisiklet izi misali...ben ardımı hiç unutmadım...

Aygün
2001

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home