HÜZNÜMÜ, UMUTLARIMI, KAHKALARIMI HİSSETMEYE HAZIR MISIN? GİZLİ BAHÇEMDESİN...

Pazartesi, Ekim 03, 2005

Ceviz Ağacı

Küçükken okullar tatil olmadan önce hazırlıklar başlardı.Öyle heyecanlanırdık ki :)....Eski bir kamyonumuz vardı şu yanaklı olanlardan...Akşam gezmelerine babam bizi kamyonla götürürdü.Annem ve Ayşe oturur bizde koltukların arkasına geçerdik.Şimdi nerde şehir içinde öyle gezmesi...Gittiğimiz yerler hep çocuklu olurdu.Neyse o emektar kamyon yıllar yılı bizi her yaz okul tatilinden bir gün sonra yaylaya taşıdı durdu.Ablalarım ve köpeğimiz fındık, yaylaya göç eden komşularımız kamyonun arkasında döşeklerin koltukların çiçeklerin ve fındığın (köpeğimiz) arasında şarkı söyleyerek, göbek atarak, tavla oynayarak sohbet ederek yaylaya giderdik...2 saatlik yolculuğun molası sarıkavakta olurdu ve yayık ayranını fazla kaçırmamaya dikkat ederek içerdik...bir de sıcak pide...Kuru kuru bile ne güzeldi....Yaylada Aysun ablam ve ben, kuzen Hatice, kuzen Makbule ve Rüştü, kuzen Hakan hep birlikte oynardık...Yeni yetme ablalarımızın ojeleri bizi ne de mutlu ederdi...Kafalarda bugidiler dudakta kırmızı rujlar...bayağı komiktik...O zamanlar şehir suyu yoktu...Kuyudan motorla evlere su veriliyordu. Ve biz o motoru çalıştırma faslından nefret ederdik.Kuyunun başında depo taşana kadar bekle babam bekle.Yanındaki seni korkutur...bir ssss sesi duyup yılan sanarak kaçarsın ama elindeki elmayı atmazsın inatla :).....erikler kirazlar....Kiraz toplarken mutlaka hasta olursun.Muhtemelen toplamak yerine yersin ve ağaçtan indiğinde muhtemel bir ishal olayı olur.Olsun mutluyuz ya...İçme suyu için kuyudan su çekerdik, ve annem düşmeyelim diye sürekli eğilirsek bizi bekleyen bir arap kızından bahsedip korkuturdu (hala o kuyuya fazla eğilemiyorum).Motorlu kuyunun başında ulu bir ceviz vardı...Aslında birden fazla ceviz vardı ama gözümüze kestirdiğimiz tek ağaç oydu.Bir sürü geniş dalları vardı.Herkes bir dalına konar evi gibi oyun oynardı.İşte o ağaç hepimizin hep hayallerini astığı, umut ettiğini, amaca dönüştürdüğü ağaçtı....İşe giden koca olurdu kuzen...Ama bizim asi karaarslan kızları da evde oturmaz çalışırlardı.Hep kavga olurdu yani yemek yok, bulaşık yok:)...Motor taştığında biri atlar kapardı motoru.Sallanılan evcilik oynanan, ya da oynadığımız sandığımız oryantasyon ceviz ağacı...Ben öyle bırakmıştım.....güzeldi...çok güzeldi....hayal kuracak, düşünecek, yol bulacak zamanlarımı o ağacın altında düşündüm...Ben o ağaca çok şey asmıştım habersiz elden....Bir yaz gitiiğimizde o ağaç yoktu.Kesmişti büyük amcam.İlk defa kırıldım, çok kırıldım....Sanki kökü ağlıyormuş gibi geldi bana...Ve babamdan çok güzel bir ders aldım....üzülme kızım, yeşerir....Ben asla vazgeçmedim...o da ve yeşerdi...Aynı her kestiklerinde dallarımı yeşerdiğim gibi...Ve her kırdıklarında affettiğim gibi affetti o da herkesi...şimdi henüz hazır değil ama benim çocuklarımın dizinde o ağaçtan inerken oluşan sıyrıklar olacak...BEN O AĞACI HİÇ UNUTMADIM.....


Aygün
2002

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home