Gülücük...

Gülücüğünü gördün mü? Gülücükler saçarken, gözlerini, dudağının kıvrımları izledin mi aynadan? Başını nasıl hafifçe yana salladığını… Uyurken bebek gibi olduğunu, kaşlarının hafifçe yukarı kalktığını biliyor musun? Terinin burnuma huzurlu bir cennet gibi koktuğunu biliyor musun? Her gülümsemende içimde kıpır kıpır eden deniz dalgası olduğunu? Söyleyemediklerimin söylediklerimi dövebilecek kadar çok olduğunu biliyor musun? Bakışlarında hep garip bir hüzün olduğunu, bazen çocuk kadar haylaz… Bazen durgun huzurlu bir göl gibi gözlerini kaparsın… İçimden, o gölün içinde olmak için verebileceklerimi düşünmemin bile bana ne kadar huzur verdiğini bilsen. Ve bu günlerde, ahh ahh’larımın, offf offff’larımın gittikçe artışını bilsen… Ne nedenlerim var, ne sonuçlarım, ne hesabım, ne de yaşadığımın ismi…Varsın olmasın…Ne ismi olsun, ne sonu… Bilirim ki, isim verdiğimde, biterse bir gün, incinirim… Dallarımdan uçtuğunda, el sallayacak kadar güçlü olmam lazım. Kalıcı olmayacağını düşünmeliyim. Ben han olayım, sen misafir. Kalman için içimden dua edeyim, gittiğinde kırılmayım… Bilsem ki kalacaksın, kelimelerim soyunacak. Çırılçıplak olacaklar… Kollarım güneşi kucaklayacak kadar kocaman açılacak, ve yüzümde gülmekten ayrılmış kocaman bir ağız, sarıldığında şiddetle atan bir kalp olduğunu hissedeceksin… Hayalperestim ben.. Hayallerinin bir ün gerçekleşeceğini uman bir hayalperest… Korkularım var, şimdilerde sürekli kapımı çalan. Doygunluğumun yüzüme yansımış hali bir gülümseme... ilk doygun gülümseme.. sessizliğin var sevişirken aklımda, konuşmadan , sormadan sevişmen, anlaman beni. anladığın için sormaman... hisseden, hissettiren sen... gözleri ile, teni ile anlayan, anlatan sen... Bir meydanın ortasında öylece kalmışlığım var. Bir yanımda sen, bir yanımda korkularım. İçimde garip bir heyecan, tutku, huzur, sevgi var… Kovdukça daha çok sen olan düşünsellerim, sen oluşum… imdat ya imdatttt!
öylesine yazdım işte....


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home