SARIL ANNE!

Annem. Sana ne kadar kızsam da, sana sığındığımı biliyorsun. Sana bakıp, “ilgi” dediğimde, gülerek kucağını açıyorsun bana. Ama çoğu zaman konuşamam bilirsin. Konuşunca ağlarım annem! 2 ay oldu. Yeni yeni atlatıyorum sanırım. Dün gece rüyamda, beni kıran insanların hepsini gördüm. Tek tek canımı yaktılar. Sanki hepsiyle hesaplaştım annem. 2 aydır son kazık yediğim kadını gördüm. Her şeye rağmen, bu kocakafalı değişmeyen kızın, sessizce baktı, sarılmamak için kendini zor tuttu. Öyle özlemişim ki… Sabah, ona ilk işten ayrıldığımda yazdığım mektubu okudum. Bir türlü yollayamadığım. Hani bademciklerin sızlar ya, boğazım öyle sızlıyor ki, gözlerim , kaşım mahsunca yukarılara bakıyor.yutkunamıyorum bile. Ne işimi özledim, ne ortamı. Onu çok özledim annem. Kankimi, kız kardeşimi… Derler ki bir yerden sonra, acımaz daha fazla. Ama acıyor işte. Sustuysam, boğulmaktan korktuğumdan. Annem, sarıl ki, hafiflesin ruhum. Gözüme, buğulu, yaşaran gözlerle bakma annem! O zaman tutamam, biliyorum.
Sakinim. Sarıl bana ki boğulmayayım. Bu sakinliğim beni acıtıyor annem. Ağlamak istiyorum, olmuyor. Sarıl annem… Sus, sorma, bakma gözüme! Sadece sarıl, kokunu duyayım. İçtiğim ilaçlar uyutmuyor annem! Terleyip sıçramam yataktan, kabusları ah bi bilsen! Ne zaman bahar gelecek anne? Ne zaman unutacağım? Ne zaman düğümlenmiş kelimelerime çiçekler konacak? Çimlere uzat beni. Yanımda sakince, usulca sarıl… sen gitme, sakın gitme annem…
Aygün 30.03.2009


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home