çok sevdim ben seni...

Alternatifler… Kaçtım…senden, kalbimden, kendimden… Alternetiflerime aşık olmayı istedim, inan sende kalmaktan çok istedim. Her gidişimde, hep son kez baktım yüzüne, hep son kez sıktım ellerini, hep son kez kokladım sessizce tenini… ve hep son kez güldüm dostça. Bilmedin. Aşıktın diğer yarına… Zor kadınına… Bense elinin altında, hep yanında, destektim bir anlamda. Biliyordum, biliyorum da hep onda, alamadığın, senin olmayanda aklın. Ben zihninin en oynak, en neşeli, en çılgın, en dost yerinde kalacağım. Hiç kimse aynı olmadığından, hiç kimseyi de aynı sevemedim. Ama hep özel kelimelerim oldu, düşünmeden ağzımdan çıkan. Seni hissettim, yaşadım, sindirdim, bekledim… Bir şeylerin aksi gitmesini bekledim… olmadı.
Senin en çok sırtını sevdim. Sıkarken, incelerken tenini, parmak uçlarım sessizce gezdi teninde. En özgür dolaştığım cumhuriyetti tenin. Kokunu dilediğimce çekiyordum özgür ülkende. Kapalı olan tek yer, tahtının sahibi krallık kalbindi. Benim olmayacağını bildiğimden, hiç çalmadım kapısını. Çıkmadım hiç huzuruna… Sakladım kendimi, özgürce senle olabilmek için. Anlattığın tüm çocuk anılarına, uzaktan seni izleyen kız olarak kendimi de koydum. Tüm gelecek planlarına koyduğum gibi. Uzaklardan izleyen kız. Senle hem sevindim, hem üzüldüm aynı anda. Benimleydin ama benim değildin. Emanet bir oyuncak bebek gibi, zamanı gelince verilecektin. Sen benim hayalimdeki o teni esmer, yüzü, kalbi gülen o erkek bebektin. Aşık mıyım sana? Hayır… bu okadar tutkulu, o kadar geçici değildi. Başta öyle sandım, bekledim, başka tenlere dokundum, sevemedim. Senin bakışını aradım, deli gibi kızdım kendime. Esprilerini, sessizliğini, gitarları tek tek deneyişini… denerken bakıp bana sessizce, yüreğime bilmeden dokunmanı… aşık mıyım sana? Hayır… çok sevdim ben seni… kendimi gördüm hep. Tartışmadan, ılımla yaklaşan, önyargısız beni. Destektin, bazen deli. Ama bendin işte. Ben kadardın. Ve ben seninle, o anın değil, her anın öyle olacağını bildim. Tek yalanın olmadı bana. Aklına gelmedi ki… işte buydu beni sarsan… huzurum, açlığım, gülüşüm, uykum… Sen hiç aşk olmadın bende. Ne kavgam vardı, ne olumsuzluğun… her şeye rağmen sevmedim ben seni! Her şeyini sevdim. Hepsi öyle güzel ki… öyle sen kokuyor ki anlatamam. Kaçışımı anlayamadın belki. Uzaklaşma çabamı, dokunmaktan kaçınmamı, hatta bir ara seni aramayışımı. Ben kaçacağım hep, anlayacaksın, göreceksin. Sen senin için öleceğim adam olmadın, ölürsem seni yaşayamamaktan korktuğum adam oldun. Sen kıskanacağım adam olamadın. Hep güvendiğim adam oldun, başka tenlere dokunurken bile, sen olmaktan vazgeçmeyeceğini bildiğim, sen olduğun için sevdiğim adam oldun.
Sen hiçbir şarkıda aklıma gelmedin. Aklımda var olan şarkılara öyle yakıştın ki… Birileriyle tanıştırıp, bu benim diye kimsenin gözüne sokmayı hayal etmedim. Ben seni anlattıkça, onlar seni tanımayı öyle istediler ki… Güneşim olmadın. İçimde var olan kısık güneşimi, korumu üfledin.. benim içimdekileri çıkardın, anlamımı. Bunları yaparken hiç hissetmedin. Sana güzel olmak için uğraşmadım, saçlarım yapılı olmadan, kıyafetim salaştı hep. Seni görmeyi öyle çok istedim ki, dışım umurumda olamadı…senin için ağlamadım, sadece gözüme çöp battı bir kere. En önemlisi, harflerimin, tüm aşka dair sözcüklerimin tükendiğini, yaşadıklarımı çok çabuk tükettiğimi düşünmüştüm… bitmediğini, başladığını hissettirdin… çok sevdim ben seni…
aygün 04/07/2009 22:00


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home