HÜZNÜMÜ, UMUTLARIMI, KAHKALARIMI HİSSETMEYE HAZIR MISIN? GİZLİ BAHÇEMDESİN...

Perşembe, Kasım 17, 2005

KONUŞAMIYORUM...

Boş bakan gözler bana ait.Kendimi aşamadığım doğru.Ve gülümsediğim aylardan beri.Seni umursamamak isterken, hatta unutmak bu çabalarımın bile seni hatırlamama sebep olduğunu acı da olsa fark ediyorum.Artık başka beden istemiyorum.Aramıyorum artık.Ne başka beden ne başka bir bedene ait duygu. Biliyorum üzülüyorum ve üzülmeye devam edeceğim.Fotoğraflarına her bakışımda, akıtamadığım her gözyaşının zehrini damağımda hissedip, yutkunduğumda, aklımdan "Arkadaşımsın öyle olmaslısın" dediğim her dakika içimde akıp giden her bir parçamda, dudaklarını, gözlerini, gayri ihtiyari dokunduğun kaşlarını, titremeni düşündürken inatla sıktığım gözlerimi, kilitlenen çenemi umursamıyorum.Canım yanarken, aylardır yaşadığım büyünün parçalanan ayna gibi içimde biryerlerde saplandığını, kanadığımı hissediyorum.İçimden inliyorum ağlıyorum, ve gülümsüyorum .Dostlar teselli edemez. Diyemiyorum, konuşamıyorum, anlatamıyorum.Kilitleniyorum.Sorduklarında gözümden akıyor tanıdık ılık bir ıslaklık,Başımı sallayıp yutkunurken gülümseyerek siliyorum söyleceklerimi.Susuyorum meleğim. konuşamıyorum.Yıla yakın içimde senden habersiz kocaman yaptığım çocuğum acı ile ölürken izliyorum.Konuşamıyorum.Hata benim di çocuğum.Seni tek yaptım.Şimdi yine ben öldürüyorum.Sigara içerken düşünüyorum, başım arkaya yaslanmış...Salondayım...Müzik mırıldanıyorum duygudan yoksun.İçki şişelerine gidiyor gözüm.İçemiyorum.Zaten günlerdir sarhoşum.Dışarı çıktığımda bakmıyorum etrafıma.Hatta evden uzağa çıkamıyorum.Görmekten ürküyorum.Kabusumu yaşamaktan korkuyorum..Acıyorum kendime.Ve kahkalarla gülüyorum kendime...acıtıyorum kendimi.Bir ağlasam atsam zehrimi...atamıyorum, kanayan yaram içime dökülüyor.Yüzümde bir ton makyaj var.Güzel oldum.Sakladım tüm kirimi, düşmüşlüğümü.Ve adını diyet koyduğum iştahsızlık var misafir bedenime.Yemek yerken aklıma fırında yaptığım kekikli ekmek dilimleri geliyor.Beraber yememiz.Gözlerimin feri gitti.Üzülmüyorum.Eksilişime tüm üzülüşüm...Kendime gülüyorum kahkahalarla....Kanadım zaten senden önce kırıktı bilirsin.Ben kendime bir düş kurdum.Dostlarımın yanına koydum seni.Tanımalarını istedim.İşte o adam dedim hep.İnandığım, güvendiğim, beklediğim ilk adam.Sabır kelimesini bana öğreten adam.İşte o.Şeytan tüyü var meleğimde.Benim kalbimi o çaldı.Teninin kokusuna hasta olduğum adam işte o.Tanıyın onu, ve evime geldiğinizde yanlış anlamasın dostlarım.Güvensizlik olmasın.Şeffaf olmalıyım dostlarım.Kaybettiği şeyi kazanabilmesi benim için mühim dostlarım...Şimdi size ne anlatayım.İyileştirecek misiniz beni?Ne diceksiniz bana?Hangi kelimeniz saracak yaramı?Var mı geçmişi iyileştirecek sihirli bir sözünüz?Dayanacak omuz istemem.Dayanamam.Güvenemiyorum hiç bir bedene.İçimde büyüttüğüm çocuğun ölüşünü, izin verin izleyeyim.Kelimelerim tükendi.Fırtına yok içimde, ya da güneş.Boşluk var.Kollarımı açmış, yavaş yavaş ölüşümü izliyorum.Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları içip uyumak istiyorum.Unutmak, ve silmek tüm geçmişimi.Gülüşlerim kahkalarım geliyor aklıma, şakalarım, şaklabanlıklarım.Ve ağladığımda benim için ağlayan dostlarım.Direniyorum...Sıkıyorum dişlerimi.Ve akıtamadığım göz yaşlarım, burnumdan akıyor nedensiz.Neden ağlıyorum ki?Hiç sevgilim olmadın...Hiç sevgilim olacağını söylemedin bana...Sadece gözlerimin içine baktın, dudaklarımı örttün o sıcacık dudaklarınla, saçlarımı okşadın bazen...Ve hoşlanıyorum dediğinde havalara uçtum.Neden ağlayayım ki...Düşlerimde boyun boyumda olsun üzülme diye düz ponpon ayakkabılardan giydiğim beyaz tüller içinde bana şimdi akmış rimelleriyle kahkahalar atarak bakan bir ben var.Güz...Boyuyorum yüzümü, gözümü.Farlar rimeller rujlar.Saçlarım frapan.İzlerini abdestle silmeye çalışıyorum.Ve her gece dokunuyorum.Sızlıyor kalbim dokunduğumda, bir an nefes alamıyorum.Duş yaparken düşecek gibi bacaklarım titriyor.Bornozla atıyorum kendimi dışarı.Ve sakinleştiriyorum kendimi...Ağlama bebeğim, gülümse hadi..ağlama bak geçecek.geçecek bebeğim canının acısı...Güneş doğacak bebeğim.Sen yıkılamazsın.Nefes al...Elim tansiyon aletine gidiyor..vazgeçiyorum.Aklıma zuhal olcayın şarkısı geliyor...gün olur da hani bir gün benden bıkarsan, gün olur da hani bu evden çıkıp gidersen , sanmaki senden, senin uğruna verdiklerimden , geriye bir şey isterim sen ayrılırken, sanmaki senin için yaptıklarımın hesabı sorulacaktır senden...beni bırak giderken, başka bir şey istemem ayrılırken,bana bir tek beni bırak giderken gerisi senin olsun...Tektim sanırım..ben kendi düşümü yaşadım...güneşimi, güneş gülüşlümü...Hani ilhan iremin bir şarkısı vardır konuşamıyorum diye...Bir yerinde göz yaşlarım akıyor şimdilerde: sensiz ben yolumu bulamam... Şimdi kıpırdamadan bekliyorum.Yanlış yola sapmamak için duruyorum.Gözlerim kapalı, kollarım rüzgara karşı açık....Konuşamıyorum, konuşamıyorum...Konuşursam göz yaşlarım beni boğacak, biliyorum, duyuyorum, görüyorum, konuşamıyorum...


Aygün

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home