HÜZNÜMÜ, UMUTLARIMI, KAHKALARIMI HİSSETMEYE HAZIR MISIN? GİZLİ BAHÇEMDESİN...

Çarşamba, Mart 23, 2016

Ney Ve Üstad

Bilir misin üstad sancımı? Bilir misin ki can acımı, yazarsın dizelerde. Kelimelerimi söktüm attım birer birer içimden. Yıllandırdım, bilemezsin. Ney sesleri geliyor, kocaman bedenimden. Ben dışarıda duymamak için bir şarkı mırıldanıyorum.Öyle hüzünlü işlemiş ki, gözlerimde yaşları tutamıyorum. O kadar sıcak, öyle tuzlu akıyor ki, tenim , yüzüm kavruluyor üstad!


Sen bilmezsin benim sevdamı. Öyle "Seviyorum ulen!" gibi değildir. Bakarım, susarım, yutarım, söyleyemem. Bülbül gibi şakırken, dut yemiş bülbül gibi susarım!


Kaç asır geçti? Şimdi ağır ağır ilerliyor yelkovan. Bu akşam sanki daha bir ağır. Daha kasvetli bastırdı sancım. Ben bir sözde, ben bir gözde kayboldum üstad! Nerdeyim, neyi bekliyorum? Hiç açmamış bir çiçeğin açmasını bekliyorum...Bak, kalemim hala kurşun. Alışamadım bir türlü tükenmeze.


Telefonum küs sanki benimle. Az da olsa çalınca, sanki renkleniyor her yer. Sonra, ve sonra tek tek soluyor renkler. Onlar da küsüyor bana. Siz de mi hesabı istiyorsunuz benden? Nedenlerim var. Beni yemiş yutmuş korkularım...


Bilir misin ki üstad, birikir içimde son baharın yaprakları. Ben temizlemem, onlar gitmez. Otururum balkonda. Nescafem dans eder kalemimle. Gözlerim ara ara yeşil bayramlar görür çiçeklerde. nefes alırım, veremem üstad...


Diyorsun ki dayan, geçer. Geçer tabi. Biter herşey gibi. Yavaş yavaş, eze eze, izini kazıya kazıya... Bilirim, geçer tüm sevdalar. Geçmesini isteyeni bulman zor ama. Çok zor sevmek. Çok zor özlemek...


Sen bilir misin ki, nadasa yattı bu gönül senelerdir. Hiç bir şarkıya birini yapıştıramadı. Hoşlanamadı, sevemedi. Şimdi yakasını bırakmaması ondan.


Yok, yok böyle sürecek. Bu sefer git demek yok. Söndürmeyeceğim. Gittiği yere kadar. Bugün kendime sordum, gitmesin dedi. Bıraktım kendi haline. Ney sesleri içimde üstad! Ney sesleri hüznümle evlendi üstad!

Aygün

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home